çok biyografi gibi değil ama bi sitede bir arkadaşımın yazdığı çok güzel bir şeyi paylaşmak istedim sizinle. buyrun efem.
süphesiz gerçek bir sanatci.ressamdir ama sadece ressam degil ayni zaman da karikatürist, ilüstratör, sinemaci, tiyatrocu,dekoratör ve yazardir. pablo picasso ile çalisan ayni zaman da nazim hikmet in yakin arkadasi olan dino çizgi ve desenlerin ön plana çiktigi resimlerinde isçi ve köylü tiplerini özgün bir üslup uygulamistir.(her ne kadar basta picasso dan etkilense de). çok bilinen görünce herkesin adile nasit e benzettigi bir figürle bence mutlulugun resmini yapabilmistir.
Jeogen Içerigini Görebilmek Için Kayit Ol! veya
Jeogen Içerigini Görebilmek Için Giris Yap!nazim hikmet ona bir siirle:
sen mutlulugun resmini yapabilir misin abidin
isin kolayina kaçmadan ama
gül yanakli bebesini emziren
melek yüzlü annecigin resmini degil!
ne de ak örtüde elmalarin ne de akaryumda
su kabrciklarinin arasinda dolanan kirmizi baliginkini,
sen mutlulugun resmini yapabilir misin abidin?
1961 yili ortalarinda küba'nin resmini yapabilir misin

diye sorar.o da ayni sekil de cevap verir.
kokusu buram buram tüten
limanda simit satan çocuklar
martilarin telasi bambaska
isçiler gözler yolunu.
inebilseydin o vapurdan
ayaginda varnanin tozu
yüreginde ince bir sizi.
mavi gözlerinde yanip tutusan
hasretle kucaklayabilseydim
seninle, bir daha.
davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
bagrimiza bassaydik seni nazim,
yapardim mutlulugun resmini
basinda delikanli sapkan,
kollarin sivali, kavgaya hazir
bahriyeli adimlarla düsüp yola
gidebilseydik meserret kahvesine,
ilk karsilastigimiz yere
ve bir aci kahvemi içseydin.
anlatsaydik
o günlerden, geçmisten, gelecekten,
ne günler biterdi,
ne geceler...
dinerdi tüm acilar seninle
bir düs olurdu ayriligimiz,
anilarda kalan.
ve dolassaydik türkiyeyi
bir bastan bir basa.
yattigimiz yerler müze olmus,
sürgün sehirler cennet.
iste o zaman nazim,
yapardim mutlulugun resmini
buna da ne tual yeterdi;
ne boya...