Jeogen.com | Bir rock serüveni.. (Arsiv Ana sayfa) => Eğlenceli Yazılar

Konu: Fıkralar 2 .. :)

Sayfa: [ 1 ]

CesseLapLuie 06.02.2010 04:23:23

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1406

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1406

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1655

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1656
Bahse Girerim...

51. piyade alayinda yuzbasi jack diye bir subay varmis. bu alayda butun herkes bu yzb'dan illallah demis. cunku her girdigi iddiayi kazaniyormus. alay komutani sonunda dayanamayip yzb. jackin tayini ni cikarmayi basarmis. ve bizim yzb. 61. piyade alayina tayini cikmis. 51. piyade alay komutani, 61. piyade alay komutanina telefon ederek yuzbasi icin 'aman bu adama dikkat edin sakin kimseyle iddiaya girmesin. aka kara der iddiayi yinede kazanir' diye uyarida bulunmus. 61. piyade alay komutani olurmu canim oyle sey diyip telefonu kapatmis. neyse bizim yzb. 61. piyade alayina gelmis ve alay komutanin karsina gecerek komutanim ben geldim' demis. alay komutani: - senmisin şu meşhur yzb. jack derken, yzb. alay komutanina - a a komutanim beni hatirladiniz mi, demis - hayir hatirlamadim - olurmu komutanim vietnam savasinda beraber mevzide idik siz ozaman yarbaydiniz bende daha tegmendim. - yok canim ben o savasa katilmadim - aa komutanim ben adim gibi hatirliyorum sizin poponuza şaraplen parcasi gelmisti. kesin onun yara izide kalmistir. - olurmu canim sen manyakmisin ben ne o savasa katildim nede popomda şaraplen yarasi var. - komutanim 100$ iddiasina girerim ki sizin poponuza şaraplen yarasi var.demis ve 100$ iddiasina girilmis. alay komutani indirmis pantalonu ve yaranin olmadigini gostermis. yzb: - ah komutanim cok ozur dilerim. yanilmisim buyurun 100$ inizi demis ve 100$ i vermis. 61. piyade alay komutani sevine sevine 51. piyade alay komutanini telefonla arayarak - he he bumuydu her iddiayi kazanan adam. - ne oldu ki - iddiaya girdim ve kazandim - sakin ona popomu gosterdim deme! - nereden anladin popomu gosterdigimi - ulan senin allah belani versin allah seni kahretsin o adam senin poponu gormek icin butun alayla iddiaya girmisti.

-----


Sosis

Çocuğuna babası güzel bir iş kurmak için paçaları sıvamış. Ancak oğlan salak olduğu için hiç bir işi beceremiyormuş. Babası ona ne iş bulduysa hepsini elini yüzüne bulaştırmış berbat etmiş. En sonunda babası komple bir sosis fabrikası kurdurmuş. Çocuğunu elinden tutup, bari işi öğrensin diye hemen fabrikadaki bir sosis makinasının başına götürmüş.
"Bak oğlum" demiş. "Burdan böyle öküzü yolluyorsun... Aha diğer taraftan sosis olarak çıkıyor, bu kadar basit anladın mı?".
Çocuk dinlemeden başını sallamış, sallamış da... Sonra babasının yüzüne salak salak bakmış ve;
"Peki buba, burdan sosisi goysak, öteki taraftan öküz olarak çukar mu?"diye merakla sormuş.
Babası hemen cevaplamış:
"Maalesef evladım, o teknoloji bir tek senin ananda var..."

----

20 dakika

Karanlık ve ıssız parkta devriye gezen polis memuru bir ağacın altında park etmiş olan arabayı görür ve sessizce yaklaşır. Ancak bu kez alışmış olduğu manzara ile karşılaşmaz. Gerçi, çoğu zaman olduğu gibi, arabada genç bir kız ve oğlan vardır; ancak polisin düşündüğü şeyi yapmamaktadırlar. Oğlan ay ışığında gazete okumaya çalışmakta; kız ise örgü örmektedir.
Düşündüklerinden dolayı utanan polis memuru, muhabbet olsun diye cama vurur ve arabaya girip konuşmaya başlar:
"Gençler, ne güzel bir gece, değil mi?. Siz de ne güzel, iki kardeş oturuyorsunuz..."
"Evet polis bey... Gerçekten güzel bir gece... Ama biz kardeş değiliz ki..."
Polis şüphelenir:
"Kardeş değil misiniz?"
Sonra oğlana sorar:
"Sen kaç yaşındasın bakiyim?"
Oğlan cevaplar:
"19"
Polis bu kez kızı işaret eder ve sorar:
"Pekiii... O kaç yaşında?"
Oğlan, sinsice sırıtarak cevap verir:
"20 dakika sonra 18 yaşında olacak..."  :D  :D

----


Erkek ve Gazete

KADIN kahvaltı sofrasında gazete okuyan kocasına bakıp söylenmiş;
‘ - Keşke bir gazete olsaymışım. Böylece bütün gün sıkı sıkı tuttuğun ve ilgilendiğin tek şey ben olurdum.’
Adam kafasını bile kaldırmadan cevap vermiş;
‘- Evet keşke sen bir gazete olsaydın; böylece yarın senin yerine yeni bir tane alabilirdim...’

----

Horoz

Çiftçi tavukları için yorulmayan bir horoz almaya pazara gider. Pazarcı;
"İstediğiniz herşeyi bu horoz yapar" diye azgın mı azgın bir horoz satar.
Adam çiftliğe döner, horozu kümese koyar koymaz tüyler uçuşur, gıdaklamalar başlar. Çiftçi çok memnundur. Ama horoz çok azgındır, adam endişelenmeye başlar horoz iki günde ölecek diye. Horozu tutmaya çalışır, başaramaz.
Neyse der, eve döner. Ertesi gün bir bakar ki, horozun ayaklar havada, dil dışarıda yatıyor ve tepesinde bir akbaba uçuşuyor.
Çiftçi kendi kendine;
"Eh işte geberdi." diye söylenir.
Horoz bir gözünü hafif açarak çiftçiye yarım ağızla ve kısık sesle homurdanır:
"Git lan git!.. Kaçıracan şimdi akbabayı!.."

----

İsa Seni İzliyorr..:

Hırsız, gecenin yarısında bir eve girer.
Karanlık koridorda, yaktığı küçük el fenerinin ışığında ilerlerken
bir ses duyar,"İSA SENİ İZLİYOR!"
Şaşkınlık ve korkuyla etrafına bakınan hırsız, bir yandan da evdeki
değerli şeyleri aramaya devam eder.

Tekrar ayni sesi duyar, "İSA SENİ İZLİYOR!" Bu kez hırsız elindeki
feneri çevrede gezdirmeye baslar ve bir papağan görür.

"Bunu sen mi söyledin?" diye papağana sorar.
Papağan, "Evet, yalnızca seni uyarmak için" der.
Hırsız, "Ne ! beni uyarmak mı! kimsin sen ? Adın ne senin ?"
Papağan, "Musa" diye cevap verir.
"Musa !" der hırsız, "Hangi salak bir papağana Musa adını koyar ki!?"
Papağan cevap verir, "Bilmiyorum ama arkanda duran
Dobermana 'İsa' adını veren salak olabilir...."  

----

MANTIKLI MI YASAL MI  ??

Bir öğrenci, lojistik ve organizasyon dersinin yazılı sınavından kalıyor.
Öğrenci: Siz beni cezalandırıyorsunuz. Bunu hiç anlıyor musunuz?
Profesör: Evet tabi ki.Yoksa nasıl profesör olabilirdim?
Öğrenci: İyi o zaman. Size birşey sormak istiyorum. Eğer doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu alıyorum ve gidiyorum. Fakat bununla beraber eğer cevabı bilemezseniz bana iyi not vereceksiniz.
Prof: Anlaşıldı tamam. Sor bakalım.
Öğrenci:Yasal olupta mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olupta ama yasal olmayan nedir? Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?
Profesör iyice bir düşündükten sonra hiç bir cevap veremiyor. Ve o öğrenciye iyi not vererek onu geçiriyor. Daha sonra profesör en iyi öğrencisini çağırıyor ve ayni soruları ona soruyor. Öğrenci hemen cevap veriyor:
"Siz 63 yaşındasınız ve 35 yaşındaki bir bayanla evlisiniz. Bu yasal ama bununla beraber mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir dostu var, bu gerçi mantıklı ama yasal değil. Siz, karınızın dostuna iyi bir not veriyor ve onu geçiriyorsunuz oysa ki o sınıfta kalmıştı. Bu ise ne mantıklı ne de yasal."

------

AYAĞA KALKSIN

Okula yeni gelen öğretmen ilk dersinde ögrencilere ilginç
bir çağrıda bulunmuş:
- Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın...
Sınıfta çıt yok. Nihayet biri kalkmış:
- Sen kendini geri zekalı mı hissediyorsun?
- Hayır, demiş çocuk, ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı da..

-----

Ne Doktormuş be!:

Yıllar önce bir Karadeniz kasabasında görev yaparken, kansızlık nedeniyle başvuran bir hastamı muayene ediyordum. Konjoktiva dediğimiz alt göz kapağının içine bakarken, bir yandan da :
'Amca sende basur mu var?' dedim. Kansızlığın baş sebeplerinden biridir ve Karadeniz'de bu duruma sık sık rastlanır. Amcanın dışarı çıkarken yanındaki arkadaşına söylediğini hâlâ hatırlarım... 'Ne doktormuş be, helal olsun..! Gözümden baktı, dötümdekini gördü.'

-----

1.Gün Görmedim 2. Gün Görmedim..:

Amerikan Delegesi Hanımefendi kürsüye gelmiş.. "Geçen yılın kararlarını aynen uyguladım.Eve gider gitmez kocama: 'Bundan sonra temiz çamaşır istersen kendi çamaşırını kendin yıka. İşte makine orda..' dedim. İlk gün bir şey görmedim.İkinci gün bir şey görmedim.Üçüncü gün bir baktım, makinenin başında sadece kendi çamaşırlarını değil, benimkileri de yıkıyor." Alman Delegesi söz almış, arkasından.. "Ben de kararımız gereğince kocama: 'Bundan böyle temiz tabakta yemek istiyorsan kendi bulaşığını kendin yıka' dedim.. Birinci gün bir şey görmedim. İkinci gün bir şey görmedim. Üçüncü gün baktım, makinenin başında sadece kendininkileri değil, benim bulaşıklarımı da yıkıyor." Üçüncü konuşmacı bizden feminist kardeşimiz.. "Türkiye'ye döner dönmez kararımız gereğince kocamla konuştum. Ona dedim ki: 'Bundan böyle yemek yemek istiyorsan, kendin pişirmen gerekecek.İşte mutfak orada..'dedim. Birinci gün bir şey görmedim. İkinci gün bir şey görmedim.Üçüncü gün sol gözüm biraz açılır gibi oldu, hafiften görmeye başladım..

----

Ambulans Şoförü Temel

Temel Ambulans şoförü olmuş.
Bir gün bir otobüs kazası çağrısı alırlar ve hemen olay yerine giderler.
Gittiklerinde gördükleri manzara çok kötü. Her tarafta yaralılar, ölüler...
Feryatlar filan yeri göğü inletiyor..
Fakat adamcağızın biri hepsinden fazla bağırıyor, inliyor. Temel de adamın
yanına gidiyor ve bakıyor adamın iki bacağı birden kırılmış.
Basıyor fırçayı :
- Ula uşağum ayuptur bu senin yaptuğun. Şunun şurasında iki bacağın kırılmış sadece. Bak orda insanlar ölmüşler hiç ses ediyler mi?

yukenkai 07.02.2010 11:56:12
Güzel fıkralar ya hepsi güldürüyor eğer hiç duymadıysanız daha önce.
okkeyy


Sayfa: [ 1 ]