|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1406 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1406 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1655 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1656 Gotik sözcüğü, herkeste genellikle güzel çağrışımlar uyandırır: katedraller, kiliseler, sivri kuleler, eski tarz bir dekorasyon.Oysa, bu sözcüğü ilk kez kullanan Rönesans dönemi İtalyan sanatçıları için Gotik terimi oldukça değişik bir anlam taşımış ve klâsik biçimlere karşı çıkan Kuzeyli barbarların, özellikle Cermen kökenli halkların kültürünü simgeleyen bir sözcük olarak geçerlik bulmuştur. Gotik sözcüğü ilk önceleri Rönesans olgusunun dışında kalan tüm barbar kültürü ifade etmek için kullanılmıştı. Ancak sonradan, bu kültür daha iyi anlaşılıp, takdir edilmeye başlanınca daha dar bir anlamda, yalnızca mimari bir biçimi belirtmek amacıyla kullanılır oldu. Daha yakın dönemlerde ise, halk dilindeki anlamıyla, tümüyle dinsel yapılarla, özellikle katedraller ile bağdaştırılan bir terim haline geldi. "New English Dictionary" (Yeni İngilizce Sözlük) Gotik sözcüğü için şu tanımı vermektedir: "Batı Avrupa’da XII. yüz yıldan XVI. yüz yıla kadar yaygın olan mimari stil için kullanılan terim. Stilin temel özelliği sivri kemerlerdir. Aynı zamanda mimari ayrıntılarda ve süslemede de uygulanmıştır". Aslında bu tanım yeterince kesin değildir. Mimarlık tarihi uzmanlarından bir çoğu, Gotik stilin temel özelliğinin sivri kemerler olduğunu kabul etmeyip, farklı kuramlar ileri sürebilirler. Ayrıca, Gotik stili yalnızca mimarlığa özgü olarak kullanmak da pek doğru değildir. Zira Gotik yalnız yapılar için değil; mobilyalar, giysiler, süslemeler, hatta mutfak aletleri ve davranış biçimleri için bile geçerli bir kavramdı. Ne var ki, günümüzde kilise yapılarının dışında Gotik stilden geriye hemen hiç bir şey kalmamıştır. Gotik ortaya çıkana dek Batı Avrupa’daki tüm yapı biçimlerinin temelini oluşturan "Romanesk" mimarlık oldukça basit bir ilkeye bağlıydı ve özünü eski bazilika inşaatlarından almıştı. Bu ilke, dört duvar üzerine oturtulan düz bir çatıdan ibaretti. Eğer çatı kubbeli ya da çıkıntılı olursa, yan ağırlıkları taşımaları için duvarların kalınlaştırılması gerekliydi. Bu nedenle, geniş iç mekânlar gerektiren büyük yapılarda duvarlar fazlasıyla kalın yapılıyordu. Duvarların yeterince sağlam olması için ise pencerelerin pek küçük olmaları gerekiyordu. Sonuç olarak, Romanesk yapılar bodur ve hantal görünümlü, iç mekânları karanlık ve hüzünlü yapılardı. Gotik mimarlar, iç mekânlarda yeterli genişliği sağlayan sivri ve yüksek kemerler kullanarak, Romanesk yapıların uygunsuz koşullarından kurtulma çaresini bulmuşlardı. Üstelik kemerli payandalar kullanarak yan ağırlıkları desteklemesini de biliyorlardı. Bu sayede, duvarların üzerindeki büyük yük azaltılmış oluyordu. Açılan büyük pencereler ve kullanılan renkli camlar iç mekânların tatsız karanlığını ve hüznünü yok ediyordu. Zamanla, yapıyı oluşturan çeşitli öğeler; kemerler, payandalar, sütunlar ve duvarlar, tıpkı bir makinenin gerekli parçaları gibi, bütün halinde uyumlu bir sistem biçimine dönüştü. Yapının çeşitli öğelerini uyumlu bir biçimde örgütleyen bu bütüncül sistem Gotik stilin özünü ve Romanesk stilden ayrılmasını sağlayan ana niteliğini oluşturdu. Kemerler, payandalar, sütunlar gibi teknik özellikler stili belirlemede ikinci plana düştü. Violet-le-Duc’ün ünlü Gotik tanımına göre; "tümüyle Romanesk stilden ayrı evrimleşmiş olan Gotik stilin ayırt edici özelliği, yapının tüm karakter ve görkeminin titizlikle örgütlenmiş ve içtenlikle uygulanmış bir sisteme bağlı olmasındadır". Moore’un tanımlamasına göre; "Gotik mimari kısaca, payandalar ve ayaklar tarafından taşınan bağımsız bir kemerler ağı ile bunların üzerine oturtulmuş bir çatının oluşturduğu bir yapı sistemidir. Yapının tüm dengesi, ağırlık ve karşı-ağırlıklar sayesinde sağlanmıştır. Tüm sistem, mimari koşullara ve sanatsal formlara uygun, konularını doğadan alan yontularla bezenmittir. Gotik, dinsel inanç ile esinlenmiş, ulusal ya da yöresel tutkularla uyarılmış laik zanaatkârların ürünü olan yaygın bir kilise mimarisidir". Moore, Gotik’in anahtarını payandalarda bulur. Diğer uzmanlar farklı kuramlar sunarlar. Porter’a göre temel nitelik kemerli çatıdır. Phillips sivri kemerlerin tüm sistemin özü olduğunu ileri sürer. Gould için, en üstün değer taş çatılardadır. Oysa Lethaby, Gotik stilin özünü bu tür teknik özelliklerden çok, yapının genel Orta Çağ karakterinde bulmaktadır. |
||
|
||
| bana göre tamamen özentilikten başka bişey değil. gençlerimiz nereye sapacağını bilememekte malesef. gotik, emo, punk.. allah kurtarsın |
||
|
||
dogru haklısın sana göre öyle gelebilir aslında ama bu sadece Türkler için geçerli olan bişey bence çünkü yabancı yerlerde bu tarzlar normal karşılanıyr
|
||
|
||
dogru haklısın sana göre öyle gelebilir aslında ama bu sadece Türkler için geçerli olan bişey bence çünkü yabancı yerlerde bu tarzlar normal karşılanıyr bence demiştim zaten ![]() gothizm hıristiyanların bi olgusudur. o yüzden özentilik dedim.
|
||
|
||
hmm anladm
|
||
|
||
ben sizin gibi düşünmüyorum arkadaşlarr... bazı insanlar düşüncelerini nefretlerini kısaca duygularını dışarıya farklı şekilllerde yansıtabilirler.. gohic de birçeşit içindeki duyguları dışa yansıtmadırr... hepimiz birşeylere özenirizz..özenmek hayatın olmassa olmazıdırr..önemli olan özenti duydugumuz şeyi iyice araştırıp eger bize uygunsa bu tarza kendimizden birşeyler daha eklemektirr..körükörüne bağlanıp kendimizi kaybetmemiz değildir;) |
||
|
||
ben sizin gibi düşünmüyorum arkadaşlarr... bazı insanlar düşüncelerini nefretlerini kısaca duygularını dışarıya farklı şekilllerde yansıtabilirler.. gohic de birçeşit içindeki duyguları dışa yansıtmadırr... hepimiz birşeylere özenirizz..özenmek hayatın olmassa olmazıdırr..önemli olan özenti duydugumuz şeyi iyice araştırıp eger bize uygunsa bu tarza kendimizden birşeyler daha eklemektirr..körükörüne bağlanıp kendimizi kaybetmemiz değildir
|
||
|
||
önemli olan özenti duydugumuz şeyi iyice araştırıp eger bize uygunsa bu tarza kendimizden birşeyler daha eklemektirr.. Gothic denilen şey hıristiyanların kültürüdür, bizlerin değil. bu bağlamda bize uygun mu sence? bizim beyinsiz gençlerimiz gotiiim ben diye geziniyor ortalarda, her yerlerinde haçlar var. bu mudur kendimizden birşeyler eklemek? bu mudur kendi kültürümüze sahip çıkmak?
|
||
|
||
ya ne yalan söylim gothic denince benim aklıma direk öcüler böcüler kara kara şeyler gelio
|
||
|
||
Artık bu konu çoluk çocuk meselesi oldu
|
||
|
||
önemli olan özenti duydugumuz şeyi iyice araştırıp eger bize uygunsa bu tarza kendimizden birşeyler daha eklemektirr.. Gothic denilen şey hıristiyanların kültürüdür, bizlerin değil. bu bağlamda bize uygun mu sence? bizim beyinsiz gençlerimiz gotiiim ben diye geziniyor ortalarda, her yerlerinde haçlar var. bu mudur kendimizden birşeyler eklemek? bu mudur kendi kültürümüze sahip çıkmak ?gothic hristiyanlık kültürü değildir..gothic tarihine bakıldıgında daha sonradan hristiyanlığa mahal edilmiştirr..gothic hiçbir zaman eşit değildir bir haça veya hristiyanlığa diğer bir dediğine geldigimizde ben beyinsizlerden bahsetmiyorumm..benim bir cok arkadasım var gothic ..ve aklı başında insanlarr..kendi değerlerimizde haç takmak yok ama hac değilde farklı şeyler takıyolar..(gothic eşit değildir haç) birşeyleri eleştirirken sadece etrafındaki gördüklerinle eleştirilmemeli...farkı yerlerden okunup bilgilenilmeli. |
||
|
||
| bizim ülkemizde özentilikten başka bir şey değil.Gereğinden fazla abartılıyor. |
||
|
||
| Katatonia'ya katılabilirim ama herkez içinde öyle değil malesef. GOthic yaşam tarzını benimseyen bir çok arkadaşım var ve gerçekten nerde nasıl davranacağını çok iyi biliyorlar. Ben Rock ve Metal müziğin en hafifinden en ağırına kadar dinlerim bir çok gothic, emo, rocker'ında azının payını vermişimdir ancak beni dışarıdan görenler değil metal dinlediğimi rock dinlediğimi bile anlayamazlar. Herkez'in kendine özgü fikirleri var. Bizim gothic olma yolunda olan gençlerimiz çok ufak yaşlarda özentilikle başlıyorlar ve 2 elbise giyip siyah makyaj yapıp 3 tane parça bildiklerinde kendilerini gothic zannediyorlar hayır bu iş öyle kolay değil. Bakın bir siteden alıntı yaparak sizlerle paylaşmak istiyorum... ALINTIDIR En basta müzikten baslamalisin.Etrafta duran tüm gruplari, tüm sarkilarini ezbere bileceksin.Sonra az bilenenlere geçeceksin. Anti-Tikky olman gerek! Tikky gördügüne yüzüne tükereceksin.Mumkunse giydiklerin siyah olucak. Yirtacaksin file çoraplarini, kopkoyu siyah bir makyaj yapacaksin.Somurtacaksin hep! Gulersen eger iki saniye içinde tekrar somurtacaksin.Unutma! hayat b*k, sen boksun, herkes b*k, gülmek yok. Internetin olucak.Vampirefreaks'e üye olacaksin, doldurucaksin "Insanlardan nefret ediyorum" demeyi de unutma.Bir de msn adresin olucak.Nick'ine, kisisel iletine alabildigine karamsar seyler yazacaksin ve ingilizce olucak.Bunu da unutma. Eger messenger, vampirefreaks (yonja da olabilir bak simdi geldi aklima!!!) üyeliklerini aldiysan bir de resmin olucak gothic gothic.. Makineyi üstte tutacak ters ters bakacaksin.Çektin mi? Harika.Goth olma yolunda hizla ilerliyorsun. Bunlari; yapinca, dogal olarak çevrende olmaya baslayacak.Onlarla alemin en kral yerlerine gideceksin, konusacaginiz en büyük konu gruplardir ki zaten bastan hallettin bunu dimi? Yirttin gotikim benim ve bir de samimi oldugun herkese kanka diyeceksin.Sokakta görüp tanimasan, seni arasa "Gel takilalim" derse, adini bile hatirlamasan "Oo kanka naber?" diyeceksin! Kankalarinla özlesmen gerekecek.Sigara içerlerse bakacaksin ki sende içiyorsun.Alkolse her gece alacaksin.Derslerin kötü olmali, ailenle aran bozuk olmali.Varsa yoksa müzik ve kankalar. Bunlari; yaptiktan sonra, artik sende "çok moda olan 'gothic'" özentisi olabilirsin! Dikkat:Bu tip insanları; sokaklarda görebilirsiniz.Çogu ozel okula gidiyordur, para boldur. Peki gerçek gothic severlerle, özentileri nasil ayiracaksiniz? Özenti her yerde özentidir.Zekası dusuktür, mantikli degildir, hayat görüsü yoktur ya da zirvadir.Özentiye tek laf edersiniz, tek bir elestiricik yaparsaniz, o size 10-20 kat laf eder.Dedim ya zekasi dusuktur.Kolayca anlasilir.Resmen "Ben burdayim" diye bagirir.Hizlica uzaklasin oradan! Caninizi kurtarin! Ozentiler gun geçtikçe bagisiklik kazanmaktadir.Taklit yetenekleri o kadar gelismistir ki, yaninizdakinin özenti oldugunu uzun bir zaman sonrasinda anlamaya basliyorsunuz.O yuzden uyariyorum. Ne kadar komik değilmi insanlar böyle siteler açtığı ve saçmaladığı sürece bizler daha cok yalandan gothic insan göreceğiz Bir arkadaşımız haç'lara takmış durumda haç takan insan illa hristiyan olacak diye bir şey yok unutulmamalıdırki Türkiye'de sadece müslümanlar yaşamamaktadır. Gerçekten gothic olanlar insanlara bakıldığında zaten öncelikle Ateist olduklarını görürüz. Müslüman'lığın simgesi eğer arapça yazılı allah kelimesi ise bunu bir çok insana taktıramazsınız nedenleride zaten açıkça ortadadır. Insanların hayat felsefeleri, görüşleri tamamen insanlara mahsustur ![]() Gothic ne demektir onunda açıklaması... Gothic sanatsal-kültürel açıdan bakacak olursak ortaçağda romanesk dönemi takiben ortaya çıkmış bir akımdır alası da fransa'dadır iskandinavya'da değil kaldı ki goth denen kelime iskandinavyada yaşamakta olan o zamanlar ağırlıklı olarak danimarka kökenli nüfusu kapsamaz tarihten vizigotları ve ostrogotları hatırlayalım. (roma imparatorluğunun yıkılmasına sebep oldular hani kavimler göçü falan..) Gothic kelimesi barbar sanatı tanımlaması yapmak için kullanılmıştır. En büyük özelliği de kendini mimaride göstermesi ve sürekli katedral yapılmış olmasıdır. Notre dame Chartres St. Denis Arles ve diğerleri hem hepsi Fransa'dadır hem de hepsi meryem'e adanmıştırpagan döneme mistisizme göndermeleri olan bir yandan ortaçağ baskısı yaşanırken bir yandan okültizmin alıp başını yürüdüğü dönemler bunlar. Gothic tarz bir çok sanat alanında kendini göstermiş bir tarzdır.. Bunları özetlersek: Gothic mimari 12-16. yüzyıllar arasında avrupada kullanılan sivri kemerler kaburgalı kubbeler ve ayrıntılı süslemeleri ile hemen tanınan mimari akıma ve bu tarz mimariye benzeyen diğer mimari akımlara verilen isimdir. Gothic resim deyince de bol bol yaldız kullanımı ciddi suratlı meryem ve isa figürleri dini hikayeleri bakanın gözüne soka soka anlatma anlayışıdır. Gothic edebiyat özellikle 18. yy sonunda popüler olan karanlık grotesk ve doğaüstü olayları işleyen edebi türe zaman zaman verilen isimdir. En belli başlı örnekler Frankenstein Dracula Dr Jeykll Mr Hyde.. Gothic moda ise genelde her nedense özellikle teenage kızların özellikle de ''The Crow'' filmlerinden sonra daha da benimsediği bir moda. Ayrıca belitmeden geçemicem The Crow da gothic giyim akimini baslatmis olan bir film degil o akimdan etkilenmis olan bir filmdir.Tercihen deri siyah giysiler giyilir ve ceset gibi vampir gibi bembeyaz makyaj yapılır. saçlar uzun çeşitli renklerde tırnaklar da bir o kadar uzun ve renk renktir. kollarda boyunda boş yer kalmayana kadar takılar istenirse takılabilir vaciptir. her gothic genç kızın gönlünde pumpkin king jack gibi bir sevgili sahibi olma hayalleri vardır. gothic komünity üyelerinin milli bayramı helloween milli içecekleri red wine başkentleri gotham city'dir...) GOTHIC METAL Goth Metal (Gothic Metal de denir) doom metal heavy metal ve orjinal gothic tarzının arasındaki geçiş gibidir. 1990'ların sonunda Avrupa ve A.B.D. topraklarında ortaya çıkan bu tarzı aslında kategorize etmek çok zordur. Bazı dinleyiciler ve müzisyenler metalin konsepti hakkında çok katıdırlar; onlar için belli bir tür ve o türlerin alt kolları vardır. Fakat bazı dinleyiciler ve müzisyenler de böyle ayrımlara sonuna kadar karşı çıkarlar. Metal ezgileri barındırmayan türlerden etkilenip onları metal ile harmanlayan bir türdür gothic metal. Aslında Gothic metal; Celtic Frost bir kaç yıl sonra Paradise Lost ve Theatre Of Tragedy gibi bayan vokal melodik klavye ve ağır doom riffleri kullanan gruplardan evrimleşmiştir. Type O Negative My Dying Bride ve Anathema gibi gruplar da temel olarak insanı ürperten klavye ezgileri ve ağır hüzünlü havasıyla dikkat çeker. Bayan vokalleri ve death metal gırtlağıyla metal tarihinin ilk gothic şarkısı olarak Paradise Lost'un gothic albümündeki aynı isimli "Gothic" gösterilir. Albüm The Gathering gibi gruplara hatta Paradise Lost'un kendisine bile ilham kaynağı olmuştur. Theatre of Tragedy Tristania ve Sins Of Thy Beloved gibi Norveçli gruplar zaten müziğin var olan karanlık ve iç acıtan havasına eşsiz vokaller ekleyerek goth metali bambaşka boyutlara taşıdılar. Ortaçağa ait klasik öğelerin de - Gregorian İlahi koroları kilise orgları yan flütler viyolonlar ve operatik bayan vokaller- eklenmesiyle doom metal riffleriyle bezenmiş olan müzik kendi sağlam yapısının üzerine bir kat daha çıkarak büyüleyici bir tarza dönüştü. İskandinav Goth Metal olarak bilinen tarz sık sık black metale kaymasıyla birkaç tür dinleyicilerinin dikkatini çekti. 1990'ların sonlarına doğru gelirken ortaya daha yumuşak bir goth metal tarzı çıktı. Bu tarzı benimseyen gruplar da temel olarak kendilerine bayan vokali belirlediler ama doom metal öğelerinden ve erkek death vokallerden uzak durdular. The GatheringWithin TemptationLacuna Coil ve Lacrimosa gibi gruplar bu tanıma uyan soft gothic gruplarıdır. Bu gruplardan bazıları aynı zamanda müziğe elektronik sesler veya klasik rock müziğini ekleyerek daha geniş kitlelere yayılma amacı güttüler. Genel olarak Gothic Metal'in sözleri de belirli konular üzerine sabitlenmiştir; din ve Tanrı cennet-cehennem romantizm korku depresyon matem boşluk ve ölüm. Dünyayı baz alacak olursak Gothic Metal genel olarak Kuzey Avrupa'da özellikle de Norveç'te metal türleri arasınada en yaygın olanıdır. Avrupa`da Gothic Metalin Kısa Tarihi Paradise Lost 1991'de "Gothic" albümünü çıkardığında kimse bu ikinci albümlerinin bizleri yepyeni bir türle 'Gothic Metal'le tanıştıracağını bilmiyordu. Bu albümde "Paradise Lost" doom ve death metallerden elementler kullanıp bunlara Nick Holmes'un erkeksi ve Sarah Marrion'un duru seslerini eklemişti. İngiltere'ye kalsaydı kadın vokaller fazla ilgi görmediğinden bu hikaye burada biterdi elbet. My Dying Bride ve Anathema kadın vokalsiz bu işi sürdürenlerin başını çektiler. (Arada Sarah diye birini kullandıysalar da şu anda kimse nerede olduğunu bilmemekte bu kişinin..) Avrupa`nın diğer ülkelerinde durum farklıydı tabii ki. 1992'de Hollandalı grup "The Gathering" Bart Smits`in kükrediği ve Marike Groot`un şakıdığı ilk albümleri "Always..."i yayınladı. 1995`teki üçüncü albümleri "Mandylion"la bir devrim gerçekleştirdiler: Bart kovuldu ve "Anneke Van Giersvergen" tahtı ele geçirdi. Aynı yıl "Theatre of Tragedy" adlı grup Norveçte ilk albümlerini yayınladı. Albümde "Raymond I Rohonyi" ve "Liv Kristine Espenaes" yine yumuşak kadın ve sert erkek vokali örneklemelerine katkıda bulundular. "Velvet Darkness They Fear" ; grubun 1996 çıkışlı albümü; 1994`te yayınlanan "The Third And The Mortal" demosu "Sorrow" ile birlikte Norveç açısından satır başı sayılırlar. Bu çalışmalarda geleneksel müziklebirleşen sert gitar rifleri hem grupların hem de grupların ürettikleri müzik olan "gothic metal"in daha geniş kitlelere yayılmasını sağlamanın yanısıra ülkeyi de oldukça etkiledi. Netekim Norveçli grupların çoğu röportajlarında "Paradise Lost"un adını ansalarda çoğu hem kendileri gibi Norveçli hem de gizemli vokal "Kari Rueslatten" ve grubu "The Third And The Mortal"a da çok şey borçludurlar. Female vokalli dark metal yapan gruplarNorveçte yükselişe geçerler. İçlerinden biri etkileyici vokalisti yada başka bir deyişle "Attractive Frontwoman" "Vibeke Stene" ile biraz daha yükselir "Tristania". Takip eden gruplar "Sins Of Thy Beloved" "Madder Mortem" "Sirenia" oldular. Norveç hala "Paradise Lost"un kadın ve erkek vokalleri karıştırma geleneğini takip ediyor fakat bu genellemeye "Madder Mortem" ve "Trail of Tears" katılmamakta. "Trail of Tears" çok sevgilibayan vokali gruptan atıp "Green Carnation"dan "Kjetill Nordhus"u getirdiler. Hollanda cephesinde 1997`de ilk albümleriyle "Within Temptation" göze batan gruplardandır. Vokalist "Sharon den Adel" başlarda onların da Paradise Lost`tan etkilendiğini itiraf ediyor. "After Forever" "Autumn" ve "Epica"nın ise aynı yıl "Angels Fall First" albümünü çıkaran "Nightwish"ten etkilendiğini düşündüğünü söylüyor. Finlandiyalı grup Nightwish sırasıyla "Oceanborn" (1999) Wishmaster (2000) "Century Child" (2002) ve "Once" (2004) albümleriyle kendine hatırı sayılır bir kitle oluşturdu. "Within Temtation" ise 2000 tarihli "Mother Earth" albümünün getirdiği başarının molasını 2004`ün sonuna kadar sürdürürken peşinden pek çok grubu sürüklemeye başlayan Nightwish Avrupa`yı fethetmeye kafasına koymuştu. Tamamı Hollanda kökenli olan "After Forever" 2000 "Autumn" 2001 "Epica" ise 2003`te kuruldular. Fakat kurulur kurulmaz "Epica" kendilerine hiçte hoş olmayan "Replica" daha bir Türkçeleştirmek gerekirse "KOPYA" nickname`ini aldı. Peki Avrupa`nın geri kalanı? Fransada "Penumbra" Hırvatistanda "Ashes You Leave" İtalyada ise "Lacuna Coil" Avrupada adını sıkça duyuran diğer gruplardandır. Almanyada "Gothic metal" popüler bir tür olmasına rağmen ülke "Flowing Tears" dışında adı duyulmuş başka gruba evsahibi olmamıştır. Lüksemburgda "Erben der Schopfung" (Daha sonra grubun adını insancıl davranıp "Elis" olarak değiştirdiler) Avusturyada ise Nightwish`in birebir kopyası "Edenbridge" boy göstermiştir. |
||
|
||
yaşşaa be yuzdier .
|
||
|
||
Gerçekten gothic olanlar insanlara bakıldığında zaten öncelikle Ateist olduklarını görürüz. Müslüman'lığın simgesi eğer arapça yazılı allah kelimesi ise bunu bir çok insana taktıramazsınız nedenleride zaten açıkça ortadadır. Birçok insanın bu konuda önyargılı olduğunu ve genellemeler yaptıklarını görüyorum. İnsanlar dışardan baktıklarında bunlar Satanist, Ateist gibi önyargılarda bulunuyorlar. Bu tarzın içinde olup da konuşmak var, içinde olmayıp da konuşmak var. Ben uzun süredir bu tarzın içindeyim ve gotik takılan arkadaşlarımın çoğu dininden uzak olmayan insanlar ki ben de kendim dinime bağlı biriyim. Aslında benim bunlardan da bahsetmem yanlış, herkesin dini kendine değil mi? Din tanrı ile kul arasında olan ilişkidir başkalarını ilgilendirmez. Diyeceksiniz ki bu müziğin dinsel yanı da var. Gothic metalde dini konular işlenir ama doğrudan din karşıtlığı yoktur. Hatta dinin güzel yanlarını işleyen şarkılar da biliyorum. Din karşıtlığı ancak gotik black metalde görülebilir, ki bu biraz daha farklı bir tarzdır. Gotik metali sevmemin nedeni karanlık, gizemli bir yanının olması ve genelde de masalsı konuların işleniyor olması. Onun dışında senfonik yanının da olması bu müziği çekici kılıyor. Bu tarz müziği benimseyen herkes de bu sebeplerden dolayı bu müziği dinliyor. Gotik metalde din karşıtlığı tamamen alakasız bir konu ve sadece önyargılara dayanıyor. Bu arada inanç, haçlarda, metal parçalarında, simgelerde değildir. İnanç, herkesin kendi içindedir. |
||