|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1406 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1406 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1655 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/jeogenc/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 1656 çok biyografi gibi değil ama bi sitede bir arkadaşımın yazdığı çok güzel bir şeyi paylaşmak istedim sizinle. buyrun efem. süphesiz gerçek bir sanatci.ressamdir ama sadece ressam degil ayni zaman da karikatürist, ilüstratör, sinemaci, tiyatrocu,dekoratör ve yazardir. pablo picasso ile çalisan ayni zaman da nazim hikmet in yakin arkadasi olan dino çizgi ve desenlerin ön plana çiktigi resimlerinde isçi ve köylü tiplerini özgün bir üslup uygulamistir.(her ne kadar basta picasso dan etkilense de). çok bilinen görünce herkesin adile nasit e benzettigi bir figürle bence mutlulugun resmini yapabilmistir. Jeogen Içerigini Görebilmek Için Kayit Ol! veya Jeogen Içerigini Görebilmek Için Giris Yap! nazim hikmet ona bir siirle: sen mutlulugun resmini yapabilir misin abidin isin kolayina kaçmadan ama gül yanakli bebesini emziren melek yüzlü annecigin resmini degil! ne de ak örtüde elmalarin ne de akaryumda su kabrciklarinin arasinda dolanan kirmizi baliginkini, sen mutlulugun resmini yapabilir misin abidin? 1961 yili ortalarinda küba'nin resmini yapabilir misin?? diye sorar.o da ayni sekil de cevap verir. kokusu buram buram tüten limanda simit satan çocuklar martilarin telasi bambaska isçiler gözler yolunu. inebilseydin o vapurdan ayaginda varnanin tozu yüreginde ince bir sizi. mavi gözlerinde yanip tutusan hasretle kucaklayabilseydim seninle, bir daha. davullar çalsa, zurnalar söyleseydi bagrimiza bassaydik seni nazim, yapardim mutlulugun resmini basinda delikanli sapkan, kollarin sivali, kavgaya hazir bahriyeli adimlarla düsüp yola gidebilseydik meserret kahvesine, ilk karsilastigimiz yere ve bir aci kahvemi içseydin. anlatsaydik o günlerden, geçmisten, gelecekten, ne günler biterdi, ne geceler... dinerdi tüm acilar seninle bir düs olurdu ayriligimiz, anilarda kalan. ve dolassaydik türkiyeyi bir bastan bir basa. yattigimiz yerler müze olmus, sürgün sehirler cennet. iste o zaman nazim, yapardim mutlulugun resmini buna da ne tual yeterdi; ne boya... |
||