Sezona müthiş başlayan futbol takımımız son 3 haftada aldığı 3 yenilgiyle alarm vermeye başladı. Yenilgiler bir yana oynanan isteksiz futbol taraftarı kahrediyor. Ana sayfadaki anketimizde bunun nedenlerini irdeliyoruz. Ancak Türkiye`nin en büyük kulübünün futbol takımının her hangi bir maddi kriz yokken, taraftar ile arasında görünür bir problem yaşamıyorken birden bire durmasını çok manidar buluyoruz.
Yönetimimiz bu yıl taraftarın sesine kulak verdi ve futbol şubemize direktör olarak eski futbolcumuz Aykut Kocaman`ı atadı. Yıllardır hep söylediğimiz "Başkan futbola karışmasın" sözünün gerçekleşecek olmasından büyük sevinç duyduk. Ancak duyduğumuz bu sevinç Aykut Kocaman`ın ortaya somut bir tavır, bir yenilik, bir değişiklik koymaması nedeniyle üzüntüye dönüşmek üzere.
Örneğin son Eskişehir maçı sonrası Başkanımızın Federasyon ve hakemlere yönelik sert açıklamaların Aykut Kocaman tarafından yapılması gerekmez miydi? Futbol takımında artık bariz şekilde su yüzüne çıkan disiplinsizliği engellemek için bir şeyler yapması zorunlu değil miydi Sayın Aykut Kocaman`ın?
Aykut Kocaman`ın, takım iyi giderken yapılan disiplinsizliklerin eğer önlem alınmazsa o takımın kuyusunu kazacağını öngörmesi için illa bu düşüşü yaşamamız mı gerekiyordu?
Bütün futbol kamuoyu tarafından çok iyi bilinir ki, Fenerbahçe taraftarı Aykut Kocaman`ı çok sever. Hepimiz onun arkasındayız. Aykut Kocaman`ı hem camiamızdan çıkmış biri olarak, hem de kulübümüze Sportif Direktörlük gibi çağdaş bir müessesenin yerleşmesi için sonuna kadar destekliyoruz.
Ancak duruma çoktan el koyması gerektiğinin de farkındayız. Bir sportif direktörün görevlerinden biri sezon başından beri bizi doğrayan hakemleri uyarmak değil midir? Ya futbol takımının disipline edecek önlemleri kim alacak? Tabii ki Sportif Direktör.
Sayın Aykut Kocaman`dan artık gerekli dirayeti görmek istiyoruz.. Yoksa hem futbol takımımız, hem kendi kariyeri, hem de Sportif Direktörlük müessesesi açısından hoş olmayan sonuçlar doğacak.
Teknik Direktörümüz Daum`a gelecek olursak. Kendisi de çok iyi bilmektedir ki, ülkemizin imkanları en yüksek kulübünün futbol takımını çalıştırıyor. En güzel tesislerde, Avrupa standartlarının üzerindeki şartlarda çalışma imkanı sunuluyor. Elinde Türkiye`nin tartışmasız en iyi kadrosu var. Yardımcılarını kendisi belirlemiş. Kendisine verilen imkanlar bu kadar üst düzeydeyken, hem yönetim, hem de biz taraftararın ondan beklediklerimiz de doğal olarak üst düzeyde oluyor. Kendisinin 3 yıllık bir Fenerbahçe tecrübesi olduğunu da hesaba katarsak, takımdaki bu düşüşü anlamak zorlaşıyor.
Biz taraftarlar, formsuzluğu artık tartışılamayacak hale gelmiş futbolcuları hazır olmadan sahada görmek istemiyoruz. Çünkü formsuzluk vurdum duymazlıığı doğuruyor. Vurdum duymazlık ise kanserli hücreler gibi takımın bütün dokularını sarıyor. Sayın Daum`dan büyüktecrübesiyle, futbol bilgisiyle takımın sorunlarını teşhis edip gidereceğini umuyoruz.
Başkanımız Aziz Yıldırım; sezon başında 3 yı lüst üste şampiyonluk sözü verirken, takımda sadece savaşan futbolcuların kalacağını, takımın bu anlayışına uymayan futbolcularla yollarını ayıracağını söylemişti. Demek ki bugün Fenerbahçemizin kadrosunu savaşçı, hırslı, maçın son anına kadar kazanmak için mücadele eden futbolcular oluşturuyor olması gerekir.
Ancak sahadaki oyuna baktığımız zaman durumun hiç de böyle olmadığını görüyoruz. Bir kaç futbolcu dışında yenilgi kolayca kabulleniliyor, maçı geri getirmek için gerekli mücadele ortaya konulmuyor. Bu durum en çok da biz taraftarları üzüyor. Futbolcularımızın bundan sonra yüksek karakterlerini ortaya koyarak, taraftarlarımızın tek bir isteğine cevap vermeleri lazım... Nedir o? Sadece ve sadece mücadele etmek. Kimse sizden her maçı kazanmanızıı beklemiyor. Bu oyunun adı futbol tabi ki her maçı kazanamazsınız. Ancak mücadele etmemezlik de yapamazsınız. Siz koşun mücadele edin, kazanmak için her şeyinizi verin bu taraftar 5 yeseniz de sizin arkanızda durur merak etmeyin.
Hem bu ülkenin en çok para kazanan futbolcuları olacaksınız, hem en iyi şartlarda çalışacaksınız, hem arkanızda milyonların desteği olacak ama siz bütün bunlara karşı yüz çevirip zerre mücadele etmeden maç kaybedeceksiniz. Bu olmaz işte.
Sonra Fenerbahçe`yi çok ararsınız ama bulamazsınız. Bu tecrübeyi yaşamış eski futbolcularla konuşun bakın size neler anlatacaklar?..
Başkanımız Aziz Yıldırım iki yıldır Kulüpler Birliği Vakfı başkanlığını yürütüyor. Bu durumun hem Fenerbahçe hem de Türk Futboluna ne yarar sağladığını görebilen biri var mı?
Olaya Türk Futbolu`nu baz alarak bakacak olursak, Futbol Federasyonu eskiden de eyyamcıydı şimdi de öyle... Federasyona bağlı kurullar eskiden de Galatasaray hakimiyetinde ve taraflı kararlar verirdi, şimdi de öyle. Hakemler taraflı kararlar vererek düşenleri ve şampiyonu belirlerdi, yine öyle.
Fenerbahçe açısından bakacak olursak... İki yıldır şampiyon olamıyoruz. Yapılan haksızlıklara, kayırmalara sesimizi yükseltmiyoruz. Fenerbahçemizin haklarını koruyamıyoruz. En ağır cezaları alıyoruz. Hakemler tarafından eziliyoruz. Rakiplerimiz kollanıyor. Bütün bunlara hiç ses çıkarmıyoruz.
Peki bütün bunlara rağmen bu tavrı takdir eden var mı? Yok... Yine en kavgacı başkan Aziz Yıldırım, yine en tu kaka kulüp Fenerbahçe... Peki biz bu işten ne anladık? Bu iyi niyet ve centilmenlikle kime yaranabiliyoruz? Kimseye... O zaman trilyonlarca liralık harcama, büyük bir ekibin emekleri ve en önemlisi milyonlarca taraftarın umutları neden heba olup gitsin?
Başkanımız Eskişehir maçı sonrası gecikmş bir karar vererek istifa etti. İyi de etti. Bundan sonra bütün enerjisini kulübe verirse her şey daha güzel olacak bu kesin...
Bütün bu saydığımız olumsuzluklar sonunda tabelaya baktıımız zaman Tanrı`nın da yardımıyla kaybedilmiş hiç bir şey olmadığını görüyoruz. Ligde averajla ikinciyiz ve sanki sezon yeni başlamış gibi. Biz de camia olarak lig yeni başlıyormuş gibi havaya girip, yaptığımız hatalardan ders çıkarır ve işimize konsantre olursak, sezon başı koyulan hedefleri yakalamamamız için bir sebep yok.
Taraftarımızın göz bebeği Kral Aykut Kocaman`ın da,
Teknik Direktörümüz Cristoph Daum`un da,
Türkiye`nin en iyi kardorusunu oluşturan futbolcularımızın da,
Başkanımız Aziz Yıldırım ve yönetim kurulumuzun da, sonuna kadar arkasındayız...
Onların, verdiğimiz büyük destek ve sevgiyle, bugünkü üzüntülerimizi zaferlere ve şampiyonluklara dönüştüreceklerine. Yetenekleri, bilgi, kültür ve tecrübeleriyle bütün sorunları aşacaklarına, kulübümüzü yeniden zirveye taşıyacaklarına inancımız tamdır.
HEP DESTEK TAM DESTEK
kaynak: antu.com