Erken Koptular...
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

                           


Jeogen.com | Bir rock serüveni.. « Forum « JEOGEN GAZETE « Futbol « Fenerbahçe « Erken Koptular...
Sayfa: [1]   Asagi ittir
   
Gönderen Konu: Erken Koptular...  (Okunma Sayısı 333 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

X


*

Üye No : 65
Yas : 26
Cinsiyet : Bay
Nerden : İskenderun
Konu  : 735
Mesaj : 1.600

= 12237
Denizler Ölmez..

WWW
Durumum:

Offline
« : 23 Eylül 2009, 22:41:08 »




Belki de son 20 yıldır lig bu kadar erken kopmuyordu. Daha ligin 6 ıncı haftası geldi ve iki takım zirvede diğerlerinden koptular. İkisi de 6 da 6 galibiyetle gidiyorlar ama aralarındaki fark Fenerbahçe henüz birinci viteste. Galatasaray ise çoktan üçüncü vitese geçmiş durumda. İşe bu yönden bakınca Fenerbahçe için daha birinci vitesteyken 6 da 6 yapmak büyük bir başarı. Çünkü ileride Galatasaray vites küçültmek zorunda kalınca neler yapacağını bilmiyoruz. Koskoca lig maratonunu 400 metreci temposuyla koşmaya kalkarsanız 20 inci haftada soluğunuz kesilir. İnişler ve çıkışlar mutlaka olacak ve gücünü ve kadrosunu  ekonomik kullanan takımlar son viraja potada girebilecekler.

Şimdi sıra Daum’da. İşi çok zor çünkü takımı ele alalı henüz 6 ay bile olmadı ve elinde yaklaşık 1,5 yıldır yatan, doğru dürüst antrenman yapmayan, kazanma alışkanlığı kaybetmiş, üst üste 4 galibiyet alamamış bir takım var. Bu kadar kısa sürede bunları hem fizik hem de mental olarak toparlamak kolay değil. Daum eğer şu anda Fenerbahçe’de 7 inci yılını dolduruyor olsaydı o zaman şimdi 4 üncü viteste oynayan bir takım izleyebilirdik. Taraftar da artık sabretmeye bir yerden başlaması gerektiğini bilmeli.

Daum artık yavaş yavaş takımın vitesini yükseltmek durumunda ve zorunda. Fenerbahçe taraftarının endişesi de bu zaten, “ya takım bu yükün altında kalkamazsa” diye düşündükleri için alınan seri galibiyetler dahi tatmin etmiyor. Son 2 maçta atılan 2 gol de frikikten, takımın hücum gücü maalesef Türkiye Ligi için bile çok zayıf. Bunlar hep dezavantajlar. Ama Galatasaray’a oranla çok daha dengeli ve kompakt bir takım. Galatasaray’ın defansı rezalet, ama Türkiye’de takımlar genelde Kasımpaşa’nın ilk yarı futbolunu değil de son yarım saatte kendi sahasına futbol anlayışını benimsettikleri için Galatasaray’a gel de bana gol at diye davetiye çıkartıyorlar. Adam gibi kademeli bir defans anlayışı olsa neyse, Twente gibi bir defans yapabiliyorsan yaparsın, o da yok. Kendi sahana kapanıp aldığın topları dan dun ileri vurursan 15 saniye sonra yeninde burnunun dibinde görürsün. Galatasaray’ın defansındaki adamların top kullanma özelliği sıfır, her maç verdikleri ortalama 5 net gol pozisyonu veriyorlar. Bu iki adama birazcık basan, stoperlerin arasına bir forvetini sokan her takım Galatasaray’ı perişan eder. Ama sen oyunu kendi sahanda kabul edersen Nonda, Baros, Keita, Elano, Arda, Kewell’i aynı anda marke edemezsin. Bu adamlara atılacak topları kesersen Galatasaray’da biter. Top bu adamlara geldikten sonra artık geçmiş ola.

Galatasaray, Fenerbahçe’nin Daum sezonundaki taktiğe benzer bir dizilişle oynuyor, dört defans ve iki orta sahanın önünde Türkiye ligi için çok fazla olan dört isim değişerek onuyorlar. Aynen Daum’un Aurelio’nun önünde Alex, Nobre ve Hooijdonk, sağında Serhat, solunda Tuncay’ı oynattığına benzeyen bir diziliş. Galatasaray’ın iki orta saha oynamasının sebebi elinde iki kişilik iş yapan Aurelio olmaması. Yoksa ortada takım oyunu diye bir şey yok, sadece bireysel beceriler var. Hem aşırı derecede medyatik destek hem de büyük bir şansla yola firesiz devam ediyorlar. Normalde 6-2, 7-2 bitmesi gereken Panathinaikos maçı mucize bir şekilde 1-3 bitti. Fenerbahçe benzer dizilişle Manchester maçında altı gol yemişti.

Hakemlerde zaten maşallah. Fenerbahçe’ye çatır çatır çıkan kartlar, verilen cezalar Galatasaray gündeme gelince ortada yok. Sen Galatasaray’ın lehine o bariz penaltıyı verme, arkadan da bütün takım sana ana avrat dümdüz gitsin duymazdan gel.

Fenerbahçe bunun tam tersi. Zor gol atıyor, zor pozisyon veriyor. 6 haftada yenilen gol sayısı sadece 2, üstelik daha Lugano ile Bilica birbirlerine tam olarak alışamadılar. Takımın genel olarak defansif anlayışı ve birebir baktığımızda oynayan oyuncular Galatasaray’ın çok üstünde. Ama Hooijdonk’un gitmesinden sonra patlayan ve Kezman’la kronikleşen forvet problemi hala davam ediyor. Pozisyona girmekte zorlanan takımın sonuna gitmek için girdiği pozisyonları yüksek yüzdeyle değerlendirmesi gerek. Öyle bir durumda söz konusu değil.

Fenerbahçe için artık bu hafta yorgunluk bahane olmamalı çünkü Twente maçından sonra bu hafta sonu yeterince aktif dinlenme yaptılar. Hele maçın ikinci yarısında bir jübile maçının heyecanı bile yoktu neredeyse. Artık takımın, bir sonraki hafta dinç kalması için biraz dönüşümlü kullanma zamanı geldi gibi görünüyor. İşin kötüsü böyle bir tabloda kabak mutlaka birisinin başına patlar, bu isim bu defa Selçuk, Deniz, Uğur Boral sahada olmadığı Ümit Özat ise takımdan ayrıldığı için Kazım oldu. Bunu önlemek maalesef pek mümkün görünmüyor. Taraftar bu şekilde davranarak futbolcuyu kendince cezalandırmaya çalışıyor ama asıl olan çıkan futbolcuya değil sahada kalana oluyor. Takımda bir kişi yuhalanınca siz sadece onun mu etkilendiğini sanıyorsunuz? Volkan’ın dan Gökhan’ına kadar sahadaki futbolcu aynı şeyin yarın kendisine yapılacağını düşünmüyor mu? Genç oyuncuların elleri ayaklarına dolaşmıyor mu? Hem genç futbolcu diye yırtın, Abdülkadir neden oynamıyor diye söylen, ondan sonra kalk 20 yaşında ki Mahmut Hanefi’yi, 22 yaşındaki Kazım’ı yuhala. İyi ki Abdülkadir oynamıyor da daha futbol hayatı başlamadan bitmiyor. İlk top kaptırmasında panikle tribünlerden gelecek tepkiyi beklemeye başlamıyor mu? Futbolcu strese alışkın olacak, bu ağır yükü kaldıracak, aldığı paranın hakkını verecek bunların hepsi tamam. Ama başarısız olduğu zaman faturayı kesme hakkı taraftara ait değil. Demek ki bütün bir haftayı beraber geçirdiği antrenör bir şey görüyor ki formayı hala veriyor. Eğer antrenör bu seçiminde hatalı ise de bunun neticesini sene sonunda takımın ligdeki sıralamasında görür, yönetimde bir sonraki sene ona göre tedbirini alır. Taraftarın yuhalaması maalesef tüm bu mekanizmaların işlemeyeceğini düşündüğünü gösteriyor. Demek ortada ciddi bir güven problemi var. Bunu aşmak da gene yönetimin ve Aykut Kocaman’ın görevi.

Fenerbahçe birinci viteste devam ederken, Galatasaray üçüncü vitese atmışken Beşiktaş henüz vitese dahi geçemedi. Senin elinde forvet hattı Nobre, Nihat, Holosko, Bobo ve Tello olsun, o da yetmesin bir de Tabata eklensin ve 4 maç üst üste gol dahi atama. Mustafa Denizli deneme falan yapmıyor, taktik falan oturtmaya çalışmıyor. Mustafa Denizli’nin hayatında hiç öyle bir amacı olmadı, hep günü kurtardı. Bu takımın başında 4 maç antrenör olmadan çıksa elbet bir gol atardı ama ortada o da yok. Bütün paralar birbiriyle aynı seviyedeki futbolculara harcandı ve gene ortaya 65 puanlık bir takım çıktı. Ama üst üste 3 maç Beşiktaş’ın imdadına tam yetişecek, önce pas geçilecek Ankaraspor maçı arkadan da Denizli ve Kasımpaşa maçları Beşiktaş’ı oldukça toparlar. Şampiyonlar Liginde ise tam tersi, üst üste Rusya ve Almanya deplasmanları ve muhtemelen sahasında dördüncü maça sıfır puanla çıkacak olan Beşiktaş’ın grupta üçüncü olması bile imkansız.
Logged
 

tygntt

*

Üye No : 1794
Cinsiyet : Bay
Nerden :
Konu  : 3
Mesaj : 240

= 9


Durumum:

Offline
« Cevap yaz #1 : 24 Eylül 2009, 00:30:32 »

fenerin tek vitesi var bir abi baskada bu yokusu cıkamaz zaten kadro derinlii yok bişi yok anca belki bi vitesi galatasaray macında yükseltirler ki tarih boyunca galatasarayı yenince zaten basarı sayıyolar buda galatasarayın büyüklüünden kaynaklanıo olsa  gerek bide sunu diim twente panatinaykos gibi kompakt bi takım deil heleki deplasmanda kötü oynayaıp 3 atmak hiç kolay iş deil yani galatsaray 1 viteste kötüyken 3 atıo sonraki viteslerde gene 3 atar ama defans ve orta sahadaki o derin boslukları kapatıp vitesi artırır kaldı ki fenerde bence su an en ciddi 2 macını yaptı biri bursa deplasmanı galip geldi dieri twnte kendi sahası galipken maglup oldu ki zaten fener için avrupada basarı öenmli deil o yüzden bu skorda kaale alınmadı
« Son Düzenleme: 24 Eylül 2009, 00:34:55 Gönderen: tygntt » Logged
 

rebell_2567

*

Üye No : 14092
Nerden :
Konu  : 0
Mesaj : 4

= 0


Durumum:

Offline
« Cevap yaz #2 : 24 Eylül 2009, 23:56:57 »

haklısın birader bizden geçiniyor bunlar 21. yüzyıl futbolu avrupaya acılmış bunlar hala lig de bözyleyiz şöyleyiz. Bırakın bu işleri Avrupa takımıyız demeye utanmanız lazım... Bu arada bu yazıyı tarafsız düşünerek yazsaydın her iki takım içinde düzeyli bir eleştiri olurdu.
Logged
 
Sayfa: [1]   Yukari firlat
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Belki bunlarda isine yarar
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Çiğdem Erken | JG | ßy KiRpİ Amatör Gruplar KiRpİ 0 752 Son Mesaj 28 Aralık 2008, 12:19:56
Gönderen: KiRpİ
Gökhan Özen - Daha Erken [2010] Pop, Arabesk & Fantazi Albümler sterlicya 2 789 Son Mesaj 12 Eylül 2010, 22:03:52
Gönderen: black_dlara
TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc