Michael Jordan
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

                           


Jeogen.com | Bir rock serüveni.. « Forum « jeoGENEL « Kim Kimdir? « Michael Jordan
Sayfa: [1]   Asagi ittir
   
Gönderen Konu: Michael Jordan  (Okunma Sayısı 437 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nemesis


*

Üye No : 3033
Yas : 19
Cinsiyet : Bay
Nerden : Mîklagâârd
Konu  : 350
Mesaj : 2.306

= 1160


Durumum:

Offline
« : 24 Kasım 2008, 22:48:50 »


Basketboldaki ilk yılları

Brooklyn'de doğan, Dolares ve James Jordan'ın oğlu olan Michael, babası ile birlikte çoçukluğunda oynadığı ve favori sporu olan beyzbol yerine abisinin ayak izlerini takip ederek basketbola gönül verdi. Lanny Lisesi'nde okuduğu yıllarda basketbol takımından kesilen ve çelimsiz olduğu söylenen Jordan, azmi ve hırsı sayesinde son sınıfta takımdaki yerini aldı ve sergilediği performansın yanı sıra muhteşem sıçrama yeteneği sayesinde Kuzey Karolina Üniversitesi'nden burs kazanarak koç Dean Smith yönetimindeki takıma katıldı.
Bulls'taki ilk yılları

1984 Olimpiyatlarında kazandığı altın madalyanın ardından Chicago Bulls tarafından üçüncü sıradan draft edilen Jordan, Bulls sözleşmesinin yanı sıra, ilk olarak Nike ve diğer spor markaları ile sözleşmeler imzalamaya başladı. O yıl Houston Rockets tarafından ilk sıradan draft edilen Hakeem Olajuwan bir yıldız olmayı başardı ama ikinci sıra draft hakkını Jordan'ın yerine Sam Bowie'yi seçen Portland, yıllarca draft'ta yaptığı hatanın bedelini ödedi.

1984'te kazandığı altın madalyanın ardından NBA'deki çaylak sezonuna da fırtına gibi başlayan Jordan, ilk yılında 28,2 sayı ortalaması ile Bernard King ve Larry Bird'ün ardından üçüncü sırayı aldı, bunun yanı sıra 6,5 ribaund ve 5,9 asist ortalamasıyla da "Yılın Çaylağı” ödülünü kazandı. Yılın en iyi İkinciler Takımı'na da seçilen Jordan için en önemli başarı Bulls'un Jordan'ın da kadroya katılmasıyla 1 yıl öncesine oranla on bir maç daha fazla kazanması ve Play-off'lara kalabilmiş olması oldu. Jordan ilk Play-Off serisinde Milwaukee Bucks'a dört maç sonunda boyun eğmekten kurtulamadı.

Yıldızlığa adım atışı

Jordan ile geçen iki yılın ardından Chicago'nun en büyük sorunu arenaya gelen yolların arabalar için yetersizliği oldu. Jordan'ın kısa sürede yıldız olmasının sebebi ise her zaman alçakgönüllü ama bir o kadar da mücadeleci tavrını hem sahaya hem de dışına yansıtmayı başarmasıydı.

Kamera ile de çok iyi geçinen Jordan ve stili oynadığı reklam filmleri ve magazin dergilerinin kapaklarını süsleyerek dünyanın dört bir yanına yayılmaya kısa sürede başladı.

Nike ile yaptığı anlaşma ve ona özel üretilen spor ayakabılarıyla da bir ilk imza atan Jordan, yasak reklam yapıyor gerekçesiyle kanun değişene kadar her maçta NBA komisyonuna ceza ödemek zorunda kaldı. Ama Jordan'ın ayakkabılarından vazgeçmemesi ve Nike'ın bu cezaları seve seve ödemesi Air Jordan'ın doğmasının en büyük yardımcısı oldu.

Oyunun sevgisi adına kontratına eklettiği bir maddeyle de ilklerinden birini gerçekleştiren Jordan, sezon ortası ya da sonunda, ne zaman isterse istesin, herhangi bir yerde basketbol oynamasına izin veren maddeyle bu spora olan sevgisinin kontratlarla sınırlanmasını engelledi.

Ağzından çıkan dili, dili dışarıdayken koşuşu ve yaptığı smaçlarla da NBA'e ve basketbola yeni bir stil getirdi. Ayrıca ikinci yılından sonra Bulls formasının altına giydiği Kolej takımı Kuzey Karolina forması yüzünden uzun şortlar tercih etmesi ve kafasını kazıtması da NBA'e yeni tarzlar getirdi.

İlk yılından itibaren rakiplerinin steps yapıyor suçlamaları ile karşılaşan Jordan, her maçın ardından videodan top sürüşünü ve hareketlerini medyaya gösterdi ve rakiplerinin yakalayamadığını, kameraların yakaladığını gösterdi. Jordan'ın ilk adımı o kadar hızlıydı ki karşısında onu savunan rakibi bunu anlamakta uzun süre zorluk çekerdi. Böylece "hakemler Jordan'a veteran muamelesi yapıyor" hurafesi de tarihe gömülmüş oldu.

Alçakgönüllü tavırlarıyla her zaman örnek bir süper yıldız olan Jordan, All-Star maçı kendisine sorulduğunda "en azından bir tanesinde oynamak istiyorum" diyecek kadar mütevazı olmayı başardı. Amacına da aynı yılın sonunda ulaştı, 1985 Doğu Konferansı All-Star karmasına seçildi.. Jordan ilk All-Star maçında yirmi iki dakika görev aldı ve yedi sayı kaydetti. Yeni sezonda sol ayak kemiği kırılan Jordan altmış dört maçta forma giyemedi ve yeniden All-Star seçilmesine rağmen maçta oynayamadı.. Ama Play-off’ta Celtics'e karşı kaydettiği altmış üç sayı ile en çok manşet süsleyen NBA yıldızı olmayı başardı.

İlk şampiyonluk yılları ve rekorlar

1986-87 sezonu ise Jordan için çok daha iyi geçti. 37,1 sayı ortalaması ile sezonu tamamlayan Jordan, dokuz maçta kırk sayının üzerinde skor üreterek bir başka rekoru kitaba ekledi. O yıl NBA All-Star haftasında ilk smaç şampiyonluğunu da kazanan Jordan, artık tam anlamıyla "Air Jordan" olarak anılmaya başladı.

Yine kaybedilen Play-off serisinin ardından Jordan'ın paslarını daha sağlıklı kullanabilecek oyuncular takıma kazandırıldı. Horace Grant ve Scottie Pippen, Bulls'un yeni üyeleri ve Jordan'ın en yakın arkadaşları oldu. O yıl normal sezon MVP'si, yılın en iyi savunmacısı, All-Star'ın en değerli oyuncusu ödüllerini kazanan Jordan bütün ödülleri tek başına silip süpürdü. Ama konferans finallerinde "Bad Boys" olarak tanınan Detroit Pistons ekibi Jordan'a karşı çok iyi hazırlanmıştı ve Bulls'u o yıl ve devam eden iki yılda durdurmayı başardılar. Efsanevi Koç Chuck Daily ve ekibi tarafından tasarlanan Jordan Rules (Jordan Kuralları) iki yıl daha başarılı olmuştu.

1988-89 sezonunda Jordan'ın istatistikleri belki de en üst düzeye çıkmıştı. 32,5 sayı ortalamasıyla sezonu tamamlayan Jordan, 8,0 asist ortalaması ve yine 8.0 ribaund ortalamasını da yakalamayı başarmıştı. Aynı yıl 2,89 top çalmayla da sezonu üçüncü tamamladı. Play-off'larda da Cleveland Cavaliers'ı nefes kesen beşinci maçta geçen Bulls, 101-100 lük skoru Jordan'ın Craig Ehl1o'nun üzerinden attığı son saniye basketi ile elde etmişti. Bu efsanevî şut, "the shot" olarak da bilinmektedir.

İlk şampiyonluk

Üst üste Pistons'a karşı alınan üçüncü Doğu Konferans finali mağlubiyeti, soru işaretlerinin doğmasına neden oldu, ancak işte o zaman gösterdiği kararlılık Jordan'ın karakteristik özelliklerinin en güzel örneğini sergiledi: En iyiyi başarana kadar pes etmemek.

Jordan yeni sezonda kendini kanıtlamayı başardı ve Bulls, deplasmanda sadece 2 maç kaybederek rekorunu yeniledi. Jordan da üçüncü kez art arda MVP seçildi. Fakat Play-off'larda yaptığı daha da etkileyiciydi: Üç yıldır kaybederek elendiği Detroit Pistons'ı 4-0'lık skorla süpürerek takımını finale çıkarmayı başardı.

NBA Finallerinde, Magic Johnson'ın son yılında Lakers'a karşı evlerinde kaybedilen ilk maçın ardından Jordan ve Bulls yıllardır özlemini duyduğu şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerlemeye başladı. Lakers karşısında peş peşe alınan dört galibiyet ve Jordan'ın 31.4 sayı, 6,4 ribaund ve 8,4 asist ortalamaları, şampiyonluk yüzüğünü takmalarını sağladı.

Efsanevî Bulls çağı

Yeni sezonda kafasını tamamen kazıtan Jordan, yeni bir tarz ve stille oyununa geri dönmüştü. Artık Larry Bird ve Magic Johnson'da olan onda da vardı, o da yüzüğünü parmağına takmıştı. Jordan'ın önderliğindeki Chicago Bulls, devam eden iki sezonda; ilk finalde Clyde Drexler'lı Portland Trail Blazers'ı ve ikincisinde de Charles Barkley'li Phoenix Suns'ı devirdi.

1992 finallerinin açılış maçında yine bir rekor kırarak 35 sayı atan Jordan, takımının 79-64 geriden gelerek 97-93’lük bir galibiyet almasında önemli rol oynadı.

1993'de te Jordan klasikleri ve rekorları ile devam etti. Patrick Ewing'li Knicks'i 4. kez geçen Bulls, deplasman dezavantajıyla çıktığı seride rakibine şans tanımadı. 105-95 biten 4. maçta 54 sayı atan Jordan, beklentilere yeniden cevap vermeyi başarmıştı.

5. maçta Jordan 29 sayı, 10 ribaund ve 14 asistle triple-double yapmış ve yine rakibini çaresiz bırakmıştı. Madison Square Garden'da gelen 97-94 lük zafer, Knicks'i bir kez daha elemelerini sağlamıştı.

Finalde Phoenix Suns'a karşı tutturduğu maç başına 41,0 sayı ortalama ve 6 maçta gelen bir başka yüzük, belki de herkesin kendi kendisine sorduğu "Bu başarı nereye kadar devam edecek?" sorusuna cevap olmuştu: Jordan oynadıkça bu başarı devam edecekti.

Olimpiyat şampiyonluğu

1992 yılında Barcelona Olimpiyatları'na katılan Dream Team'in en gözde üyesi Jordan'ın yanı sıra 12 kişilik takımın bugüne kadar bir araya gelmiş en başarılı ve mükemmel takım olduğu görüşü, bugün birçok otorite tarafından kabul görmektedir. Gittiği her yerde adeta pop yıldızları gibi karşılanan bu takım, altın madalyayı alarak başarılı bir olimpiyat serüveni geçirmişti.

İlk emekliliği ve beyzbol yılları

Bu yıllarda Michael için her şey çok güzel gitmekte idi... Ta ki babasının ölümüne kadar: Olimpiyatlardan sonra, aynı yıl, idolü ve kılavuzu olan babası, silahlı soygun sırasında öldürülmüştü. Bununla birlikte, Jordan da Bulls'a ve aktif basketbola veda etti.

Hakkında ne yapacağına dair çıkan spekülasyonlara ve medya baskısına fazla aldırmayan Jordan, kısa süre içinde yine spot ışıklarının altında idi; ancak bu sefer bir beyzbol sahasında. Çocukluğundan beri en büyük rüyalarından birisi olan beyzbola Birmingham Barons takımının formasıyla adım attı. Beyzbolda pek de iyi bir sezon geçirmeyen Jordan, daha sonra, basketbolun dışında geçirdiği sürenin, kafasını toparlaması için yeterli olduğunu düşünerek 1994-95 sezonun sonlarına doğru basketbola geri döndü. Basketbola döndüğünü açıklarken yaptığı basın açıklaması ise sadece iki kelimeden oluşuyordu: "I'm back." yani, "Geri döndüm."

İkinci Bulls dönemi

23 numaralı formasının emekli edilmesi nedeniyle Birmingham Barons'ta beyzbol oynarken giydiği 45 numaralı formayla salonlara dönen Jordan, yeni bir zafer için yeni formasını terletmeye başlamıştı. 26,9 sayı ortalaması ile on yedi maç çıkartan Jordan, Bulls'un on üç galibiyet, dört mağlubiyetlik bir seri ile sezonu kapatmasını sağlamıştı. Ama Jordan'ın döndüğünün asıl kanıtı, altıncı maçı oldu: Madison Square Garden'da Knicks potasına tam elli beş sayı bırakmıştı.

Play-off'larda 23 numaralı formasına kavuşan Jordan, ilk turda 31,5 sayı ortalaması tutturmayı başarmıştı, ama Shaquille O'Neal'lı Orlando Magic, Jordan'ın ilk yılında yüzüğü almasına izin vermedi. Altı maçlık serinin sonunda kazanan Florida takımı olmuştu.

1995-96 sezonuna iyi bir başlangıç yapmayı plânlayan Jordan, sezon öncesinde oldukça çok çalışmıştı. Ayrıca takıma ligin en iyi ribaund alan oyuncularından birisi olan Dennis Rodman dahil olmuştu. Jordan, Pippen ve Rodman üçlüsü sezona mükemmel bir başlangıç yaptı ve ilk kırk dört maçta tam kırk bir galibiyet elde etti. Normal sezonu da yetmiş iki galibiyetle kapatan Bulls, bu alanda bir NBA rekoru kırmış oldu.

Play-off'larda da önüne çıkan engelleri aşan Jordan ve ekibi, finalde altı maçlık bir serî sonunda Seattle SuperSonics'i geride bırakarak şampiyonluğa uzandı. Normal sezon, Play-off ve All-Star MVP ödüllerini kazanan Jordan ise, Willis Reed'den sonra bunu başaran ikinci oyuncu oldu.

1996-97 sezonunda da Bulls, normal sezonda altmış dokuz galibiyet alırken, Jordan normal sezon MVP ödülünü Utah Jazz oyuncusu olan Karl Malone'a kaptırmıştı.

Play-off'larda da finallerde karşı karşıya gelen bu ikiliden gülen taraf bu defa Michael Jordan oldu. Tıpkı bir önceki sene olduğu gibi altı maçlık serî sonunda Bulls, art arda ikinci şampiyonluğuna uzandı. Beşinci maçta grip olduğu hâlde oynayan Jordan, yine de otuz sekiz sayı atarak maçı kazandırmasını bildi.

1997-98 sezonunda yine iyi bir sezon geçiren Jordan ve arkadaşları, takımın normal sezonda altmış iki galibiyet almasını sağladı. Play-off'larda ise finaldeki rakipleri yine Karl Malone'lu ve John Stockton'lı Utah Jazz'dı.

Bu defa serî, geçen yıldan bile daha çekişmeli geçti. İlk beş maçın üçünden galip ayrılan Bulls, altıncı maçın sonunda bitime kırk saniye kala 86-83 gerideydi ve zor durumdaydı. Fakat Jordan önce Jazz savunmasının arasına dalarak bir turnike bırakarak farkı bire indirdi, sonra da savunmada topu Karl Malone'dan çaldı. Ardından da Jazz gardı Bryon Russell'ın üzerinden attığı basketle takımına şampiyonluğu getiren maçı kazandırdı.

Bulls yeniden art arda üçüncü şampiyonluğunu elde etmişti. Bu başarıda da en büyük pay sahibi, Michael Jordan idi.

İkinci emekliliği

1998 sezonunu bitiriş biçimi, artık yaşı iyice ilerlemiş olan Jordan'ın kariyeri için muhteşem bir sonmuş gibi gözüküyordu. Phil Jackson'ın ve Dennis Rodman'ın kontratlarının bitiyor oluşu ve Scottie Pippen'ın takımdan ayrılmak istemesi de Jordan'ın emeklilik kararı vermesinde etkili olan diğer nedenlerdi. NBA'de bir lokavt yaşandığı zamanlarda, 1999 yılının başlarında, Michael Jordan, kariyerinde ikinci kez, emekli olduğunu açıkladı.

Jordan, Chicago Bulls ile özdeşleşmiş bir oyuncu olmasına rağmen, ikinci emekliliğinin ardından bir başka NBA takımı olan Washington Wizards'ın başarısı için çalıştı.

Jordan, 2000 yılının başlarında, Washington Wizards'ın hissedarı oldu ve ardından da bu takımda Basketbol Operasyonları Başkanı oldu. Bu, takıma ait kararların çoğunu, personel seçimlerini bile kendisinin vereceği anlamına geliyordu. Bu dönemde Jordan'ın verdiği kararlar oldukça tartışmalıydı.

1999'da yaptığı açıklamada, %99,9 ihtimalle bir daha NBA'e geri dönmeyeceğini söylemiş olsa da, Jordan, 2001'in Eylül ayında, yeni takımıyla NBA'e geri döneceğini ve elde edeceği geliri 11 Eylül saldırısı mağdurları için bağışlayacağını açıkladı.

Jordan, Wizards ile geçirdiği ilk sezonunda (2001-02 sezonu), 22,9 sayı ve 5,2 asist ortalamaları tutturdu. Fakat takımı Play-off'lara kalamadı. Jordan sakatlıktan dolayı bu sezonda yirmi iki maç kaçırdı.

Wizards'la oynadığı ikinci sezon ve kariyerinin son sezonu olan 2002-03'te ise Jordan, kırk yaşına girmesine rağmen hiç maç kaçırmadı ve 20 sayı ortalamasıyla oynamayı başardı. Aynı zamanda bu sezonda kırk iki defa 20, dokuz defa 30 ve üç defa 40 sayı barajını geçerek 40 yaşında 40 sayı atmayı başaran ilk basketbolcu oldu. Bu sezon boyunca, Wizards'ın evinde oynadığı tüm maçlarda tüm biletler satıldı ve Wizards, yılın en fazla takip edilen takımı oldu.

2003 All-Star maçında, Vince Carter, Jordan'a ilk beşteki yerini verdi. Devre arasında, kendisi adına bir tören düzenlendi.

Jordan'ın kariyerindeki son maç, Philadelphia 76ers'e karşı idi. Philadelphia'da oynanan maçta seyircilerin "We Want Mike!" (Mike'ı istiyoruz) tezahüratları üzerine, oyuna son dakikalarda girdi ve son sayılarını serbest atıştan bularak kariyerine son noktayı koymuş oldu.
*alıntıdır*
« Son Düzenleme: 24 Kasım 2008, 22:50:51 Gönderen: Nemesis » Logged








 

hyprt


*

Üye No : 17
Yas : 27
Cinsiyet : Bay
Nerden :
Konu  : 374
Mesaj : 3.095

= 10322


Durumum:

Offline
« Cevap yaz #1 : 26 Kasım 2008, 23:43:48 »

Nemesis öldürdün adamı yaw naptın   delüü
Logged
 

Nemesis


*

Üye No : 3033
Yas : 19
Cinsiyet : Bay
Nerden : Mîklagâârd
Konu  : 350
Mesaj : 2.306

= 1160


Durumum:

Offline
« Cevap yaz #2 : 28 Kasım 2008, 22:45:49 »

ben konuyu açarken hem göçüp gitmiş hem hala yaşayan efsaneler yazıodu ama    :q
neyse o hep kalbimizde  :D
bu arada birşey daha ekleyeyim ; şu anda Charlotte Bobcats'in sahibidir yöneticiliğini yapmaktadır kendisi.
Logged








 

NeFii


*

Üye No : 547
Yas : 19
Cinsiyet : Bayan
Nerden : Ankara
Konu  : 257
Mesaj : 1.196

= 16043
the end of road


Durumum:

Offline
« Cevap yaz #3 : 08 Aralık 2008, 23:39:10 »

basketbol için yaratılmış bir adam    :ı
Logged

nobody knows what it means to me.that's why shut the f*ck up.
 

Nemesis


*

Üye No : 3033
Yas : 19
Cinsiyet : Bay
Nerden : Mîklagâârd
Konu  : 350
Mesaj : 2.306

= 1160


Durumum:

Offline
« Cevap yaz #4 : 14 Aralık 2008, 17:36:44 »

basketbol için yaratılmış bir adam     :ı
aynen öyle.. her yönüyle öyleydi..sanki makine ; insan değil  :D

aramızda uzaylı varsa bence michael jordan başta gelir   yokyok
Logged








 
Sayfa: [1]   Yukari firlat
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Belki bunlarda isine yarar
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Michael Jackson ?n De?i?imi Online Videolar nemabutikolo 1 405 Son Mesaj 22 Temmuz 2007, 12:08:16
Gönderen: ahmet
Michael Jackson - Dangerous (1991) // by jg Pop Albümler hyprt 7 1058 Son Mesaj 03 Ekim 2009, 14:30:34
Gönderen: infortune
Michael Jackson - Invincible (2001) // by jg Pop Albümler hyprt 3 731 Son Mesaj 03 Ekim 2009, 14:42:35
Gönderen: infortune
Michael Jackson ÖLÜMÜN Pençesinde Gündem KiRpİ 0 222 Son Mesaj 23 Aralık 2008, 10:39:35
Gönderen: KiRpİ
Michael Jackson Vefat etti Magazin Blu3 7 533 Son Mesaj 30 Haziran 2009, 12:11:20
Gönderen: Lone Soul
TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc