Telefon
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

                           
Sayfa: [1]   Asagi ittir
   
Gönderen Konu: Telefon  (Okunma Sayısı 573 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

aimles_s

*

Üye No : 720
Cinsiyet : Bay
Nerden :
Konu  : 36
Mesaj : 165

= 1936


Durumum:

Offline
« : 02 Eylül 2009, 20:20:35 »


“Öptüm canım” dedi telefondaki arkadaşım. “Görüşürüz” dedim. Daha telefon elimdeyken “canım” kelimesini tekrar duydum. Bir an sanki arkadaşım beni konuşmaya geri çağırıyormuş gibi telefona baktım. “Nerdesin sen?” sorusuyla,sesin karşı masadan geldiğini anladım. “Canım” ı arkadaşım bırakır bırakmaz karşı masadaki bayan almıştı. Pek bırakacağa da benzemiyordu. Konuşması boyunca bu kelimenin farklı versiyonlarını (canım yaa,canımsın,canım benim) defalarca kullandı. Konuşmasının sonunda bulunduğumuz yeri tarif ederek “bekliyorum canım” dedi. Telefonu kapattı.

Yanındaki adam “kim o?” diye sordu. O ana kadar mimikleriyle “canlar gelin bir olalım” sinyalleri yayan bayanın yüzü bir anda değişti. Önce dudakları bir memnuniyetsizlik ifadesi aldı,sonra eli “salla ya” manasında bir hareket yaptı ve sonunda ağzı açılarak o ana kadar kullandığı bütün “canım” ları kovalayan o kelimeleri çıkardı. “Öff yavşağın teki işte!”
O kadar şaşırdım ki,ne yapacağımı bilemediğimden ,bir an hala elimde duran telefonuma baktım. Tuş kilidini haber veren büyük anahtarı gördüm. Anahtar kaybolunca tekrar bayana baktım. Biraz önce canım bombardımanına tuttuğu insanın “yavşaklığını” anlatıyordu. Canım seviyesinden yavşaklığa ani bir düşüş yaşayan o insan birazdan aramıza katılacaktı ve sanırım bu “yavşak” insan buraya ulaşır ulaşmaz tekrar “canım” olacaktı. Canım sıkıldı.

Telefonlardan dalga dalga yayılan sevgiye her yerde rastlıyoruz. O gün bulunduğum mekanda,farklı masalarda yapılan telefon görüşmelerinde 4 adet canım,2 adet aşkım ve 2 adet kuşum karşılarındaki insanlara bir samimiyet tonlamasıyla gönderildi.Sadece burda bir cafede canlar,aşklar ve kuşlar havada uçuştuğuna göre ,ülke genelinde korkunç bir sevgi sarfiyatı olmalıydı.

Bende az önce bir arkadaşımın “can”ı olmuştum. Karşı masadaki Bayan Canım’ın telefonu kapatır kapatmaz sevgiden tiksintiye dönüşen suratını görünce bir an şüpheye düştüm. Acaba bende birilerinin canı,aşkı yada kuşu olduktan sonra aynı kişilerin geri zekalısı,salağı,hatta yavşağı oluyor muydum?

Yaşadığım yerdeki ilk yıllarımdı. Çok arkadaşım yoktu. Uzun zamandır burda yaşayan arkadaşımın “mutlaka görüşelim” temennisini ciddiye alacak kadar yalnızdım. “Mutlaka görüşelim” in diyaloglarda boşluk doldurmak için sarf edilen temennilerden biri olduğunu biliyordum. Yine de,yaşadığım yalnızlık yüzünden ,bu temenninin sahiplerini ara sıra arayıp onlarla buluşmaya çalışıyordum. Bir Cuma akşamı evde oturmaktan sıkılınca ,dışarı çıkıp takılmaya karar verdim. Boş bir masa bulabilmek için uzun süre dolandım. Tek kişi olduğumdan mekandaki tüm garsonların canı çok sıkkındı. Sonunda bir masa bulabilmiştim
.
Garsona bir bira söyledikten sonra çevreyi kesmeye başladım. Gelen birayı hızla içtim. Sıkıntım geçmiyordu. “Mutlaka görüşelim” diyen arkadaşlardan birini aradım. “Canım ne haber?” diye açtı telefonu. Konuştuk. Bir arkadaşı ile oturuyormuş. Sonra bir boşluk oldu. Sanırım,o boşluğu doldurmak için “gel istersen” dedi. Hemen “olur” dedim. Bulundukları yeri tarif etti. Derhal “tamam” dedim.

O aralar karşımdakinin telefonu kapatmasını beklemek gibi garip bir huy edinmiştim. Bekledim. Ağzı telefondan ayrılınca bulunduğu mekanın sesi çoğaldı. Ortamdaki insan sesleri ve çalan Yaşar’ın “nasıl ki evlerin odaları varsa” diyen sesin arasında kısa bir an bir ses daha duydum. “Yaaa”..

Arkadaşımın sesiydi. Sonra tüm sesler kesildi. Telefon bir süre daha kulağımda kaldı. Şaşırmıştım.”Y” harfinin yanı başında uzayan “a” sayısı durumu anlamam için yeterliydi.
Yine de kafamda ,duyduğum sesi tamamladım. “Yaa aman yaa!”.. Telefonu kulağımdan çektim. Sonra başka bir versiyonla sesi yine tamamladım. “yaa öff ya!”. Sonuç değişmiyordu. Tamamı ne olursa olsun ,duyduğum “yaa” sesi, benim yanlarına gidecek olmamdan duyulan rahatsızlığın başlangıç sesiydi. Bir an ne yapacağımı bilemedim.10 derecelik bir açıyla baktığım şu dünyada kendimi yalnız ve bedbaht hissettim. Açımı değiştirmeden hesabı istedim.

İnsan evladı, bazen sevdiği bir insanı bile yanında görmek istemez. Normaldir. Ama bu durumun açığa çıkması açıklanabilir değildir. Beni istemeyen arkadaşımın çağırdığı yöne doğru yürüyordum, ama gidip gitmeyeceğimden emin değildim. Ama hala çağrıldığım yöne doğru yürüyordum. Yürürken aklıma başka bir “yaa” lı versiyon geldi. “yaa buda nerden çıktı yaa!”. İki yaa arasındaki bütün kelimeler ahelimdeydi. “Yaa” ların arasına sıkışmış bir adam olmak istemiyordum. Gitmeyecektim. Mekanda belirmeyecektim. Mekana girince ,bana doğru “buradayız” anlamında kalkan bir el görmek istemiyordum. “Ne haber canım” diyen bir ağzın iki yanındaki yanakları öpmek istemiyordum. Tuvalete gidince hakkımda konuşuyorlar mıdır diye düşünmek ve tuvalet dönüşünde “geliyor sus” anlamında hareket eden kaş görmek istemiyordum. Böyle iyiydi.

O gün beni istemeyen arkadaşıma attığım mazeret bildiren mesajıma “ok.canım..” cevabını aldım. Telefonlarda “canım”, hayatın geri kalanında “yavşak” olan adamınsa benim gibi işin iç yüzünü öğrenme şansı yoktu. Mekana geldiğinde kendisini “ne haber canım?” diye karşılayan Bayan Canım’ı yanaklarından öptü. Stratejik yerlere canım serpiştirerek hararetle konuştular. “Yavşaklık” ortadan toz olmuştu. Bir ara Bayan Canım’a bir telefon geldi. Telefonu bu sefer “Aşkım ne haber?” diye açtı. “Aşkım” derken erotik bir dizaynla büzülen dudakları görülmeye değerdi. Telefonun ucundaki kişi bu dudakları görse bambaşka hayallere dalabilirdi.

Dalmışım. Bayan Canım’a bakmayı abarttığımı o da bana bakınca anladım. Rahatsız olmuştu. Kafamı derhal İstanbul vapurlarının kalktığı limana doğru çevirdim. “Pardon canım” dedim içindem ,”çok pardon”.. “Ben yavşağın tekiyim”.




Fırat BUDACI
« Son Düzenleme: 14 Kasım 2009, 02:20:03 Gönderen: aimles_s » Logged
 

metlen

*

Üye No : 15382
Yas : 31
Cinsiyet : Bay
Nerden : urfa
Konu  : 2
Mesaj : 74

= 7
ümünük gibiyim varya..


Durumum:

Offline
« Cevap yaz #1 : 02 Eylül 2009, 21:19:07 »

felaket güzel bir gözlem ve bunu bize aktardığın için teşekkürler.kimbilir kaç kişiye gidiyoruz böyle bi şey bilmeden gülüyoruz egleniyoruz dertleşiyoruz en kötüsü benliğimiz açıyoruz.ilginç valla çok ilginç.
peki ben söyle bi soru sorsam nasıl yanıtlarsınız ?

bu kadar şüpe yalan dolanda insan insana nasıl güvenebilir?

yani insan sarrafı olmayan kişiler benim gibi basit kişiler için soruyorum nasıl?
Logged

her şey olması gerktiği gibi derler.öyledirde.dengeyi bozmayın.dengeyi bozmayın.
 

aimles_s

*

Üye No : 720
Cinsiyet : Bay
Nerden :
Konu  : 36
Mesaj : 165

= 1936


Durumum:

Offline
« Cevap yaz #2 : 03 Eylül 2009, 00:58:07 »

Yahu yazının başlıkları hep yanlış kalmış aklımda. Düzeltelim de sonradan sorun çıkmasın,üzerimize almış gibi olmayalım :)
« Son Düzenleme: 14 Kasım 2009, 02:22:02 Gönderen: aimles_s » Logged
 
Sayfa: [1]   Yukari firlat
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Belki bunlarda isine yarar
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
/ Hangi telefon markas? daha iyi / jeoGEnVEZE « 1 2 3 4 » CereNN 32 2341 Son Mesaj 04 Şubat 2009, 21:13:41
Gönderen: just
SAMSUNG TELEFON ALMAYIN!! Bilim Kurgu karaakbaba 1 381 Son Mesaj 28 Şubat 2008, 18:24:17
Gönderen: Jeogen
Duvarın arkasını gösteren telefon geliyor ! Bilim Kurgu Nemesis 0 332 Son Mesaj 09 Ekim 2008, 16:55:44
Gönderen: Nemesis
TeLefon MeLodiniz ?? jeOgenYUN « 1 2 ... 6 7 » RocKunzeL 67 3486 Son Mesaj 02 Şubat 2011, 15:00:10
Gönderen: Habbecik
TeLefon meLodisi ?? Protesto Edilenler « 1 2 » RocKunzeL 17 1226 Son Mesaj 25 Mayıs 2009, 13:28:13
Gönderen: edu
TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc