ülkemizin kanayan yarası olan bir meseleye parmak basmışsın.

ben türbana kısmen karşı bir insanım: eğer türbanı siyasi emeller uğruna kullanıp bazı şeylere alet etmekse amaç, karşıyım. ama eğer sadece inancı için takıyorsa, o zaman buna karşı olmak bence daha kötü. yani bence türbanda önemli olan niyettir. bu kadar temel attıktan sonra senin soruna cevap vereyim: malesef bu konudaki görüşüm "kurunun yanında yaş da yanar", yani demek istiyorum ki insanları dışardan tanımak çok zordur, kandırıcı olabilirler. o yüzden eğer yasak kalkarsa, siyasi yapılanma içerisinde olup türbanı buna alet edenler için meydan açılmış olacak. bu insanlar yasağın kalkmasıyla şahlanır, önüne geçemeyiz. peki şöyle bir soru gelebilir bana: "peki ya inancını savunduğun insanlar? onlar inancını özgürce yaşayamasın mı yani?". bu soruya cevabım şudur: demin de belirttiğim üzere, niyet önemlidir. insanlar türbanı Allah'ın emir ve yasakları doğrultusunda takıyordur eğer inancı için takıyorsa. Allah insanın içini bilir, içinde bulunduğu durumu, dönemin şartlarını bilir. kişinin elinde olmayan bazı şeylerden dolayı onları direk günahkar olarak nitelendirmez. o yüzden bu kişiler affedilebileceklerini, Allah'ın her şeyden haberinin olduğunu bilmeli, o yüzden kargaşa çıkarmamalıdır. vatanını savunurken düşmanını öldüren bir asker nasıl günahkar sayılmıyorsa, vatanının ve milletinin birlik ve beraberliğini korumak için türbanı resmi kurumlarda takmayıveren kadınlarımız da sayılmaz. ikisinin de amacı aynı çünkü.

(bunlar kesinlikle şahsi fikirlerim, illa bunu kabul edin diye yazmadım, sert cevaplar yazacaksak da, sadece bana cevap yazacaklara değil herkese bu sözüm, kırıcı olmadan yazarsak sağlıklı bir tartışma ortamı oluşturmuş oluruz). saygılarımla.